Siyah gül hikayesi
11/7/2009 -Kategori: hikayeler
Gemlik sahili ıssızdı o sabah. Delikanlı oturdu bir kaya üzerine ve her gün ki gibi denizi seyretmeye başladı, onunla konuşmaya, dertleşmeye. Tuhaf bir his vardı içinde. Dolaşmaya karar verdi, sahilin bir ucundan diğer ucuna. Uzaktan birini gördü. Uzun kızıl saçları olan, yüzünde aynı kızıl çilleri olan tertemiz giyimli bir kızdı. Akşam olmuş delikanlı yine her zaman kaldığı, sahildeki en büyük çınar ağacının altına uzanmıştı aklında ve yüreğinde o kızıl saçlı kız vardı. O günden sonra delikanlı hep oraya gidip kızıl saçlı kızı seyretti saatlerce. Gözlerine uyku girmez olmuştu. Karnının açlığını hissetmez olmuştu. Bir gün gelmese içi içini yerdi, korkardı. Deli gibi aşıktı, taş kesmiş yüreği yumuşamıştı birden. Günler böyle aşk ateşi ile geçmiş. Genç kız delikanlının aşkını anlamış, fakat sokak çocuğu olduğu için umurunda olmamıştı.
En sonunda karar verdi delikanlı. Ne olursa olsun gidip onu sevdiğini söyleyecekti. Ve yaptı. Genç kız ona bana siyah bir gül getirirsen aşkına karşılık verebilirim dedi. Gözleri aşktan kör olan delikanlı hemen kabul etti. Ve aramaya başladı ama hiç bir yerde siyah gül bulamadı. Bir umutla bir gülfidanı aldı. Dualar etti onun siyah açması için ama nafile beyaz renkte açmıştı gül. Delikanlı bütün ümidini yitirdi. En sonunda siyah mürekkep kalemle yattığı kartonun üzerine şu satırları yazdı "sevdiğim seni siyah gül bulabilecek kadar sevmemişim. Siyah gül yok, sen yoksun, o zaman bende yokum... Hoşçakal..."
Bu satırları yazdıktan sonra hazırladığı ipi boynuna geçirdi, bıraktı kendini ölümün sessizliğine... Oysa o can verirken dökülen mürekkep beyaz gülü siyaha boyamıştı bile...
Gemlik sahili üzgündü. Kolay mı hep büyük aşklara şahit olmuştu. Alışkın değildi böyle bir sona. Kızıl saçlı kız o gün yine sahile gelmiş fakat delikanlıyı görememişti. Unuttu herhalde diye geçirdi içinden. Bilmiyordu delikanlının artık bu dünyada olmadığını. Gezmek istedi ancak o gün bir güçsüzlük vardı genç kızda. Yinede gezmek istedi ve delikanlının yattığı o büyük çınar ağacının olduğu yere doğru ağır ağır ilerledi. Tuhaftı genç kız, titriyordu. Heyecanlanmıştı... İşte o an anlamıştı artık kızıl saçlı kızda aşıktı delikanlıya. Yavaşladı ve düşündü ne yapacaktı ki siyah gülü. Başından atmak için istemişti, nerden bulacak ki demişti. Oysa şimdi oda seviyordu. İşte karar verdi delikanlıya gidecek onu sevdiğini söyleyecekti... Gemlik sahili ıssızdı. Martılar sessiz çığlıklar atıyordu. Balıklar kayaların arasına sığınmıştı. Uzaktan gözüktü çınar ağacı hani şu görünmeyen dileklerin asılı olduğu çınar ağacı. Genç kız uzaktan kalabalığı fark etmişti. Adım atmakta zorlanan kızıl saçlı kız koşmaya başlamıştı. Kalabalığı aşarak sevdiğinin yanına gitti. Ancak delikanlının yüzü morarmıştı, gözleri açıktı. Kimse onu indirmeye cesaret edemezken, kızıl saçlı kız kucakladı delikanlıyı. Ancak o kadar ağırlaşmıştı ki taşıyamadı, yığıldı olduğu yere. Gözleri siyah güle, elbisesi gülün dikenine, dili de binlerce keşkelere takıldı kaldı… Senelerce ağladı ve bekledi delikanlıyı değil ona kavuşacağı o muhteşem ölümü bekledi…
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
Alman Pastası
6/7/2009 -Kategori: kekler
![]() |
Malzemeler: Keki için: 2 adet yumurta (oda sıcaklığında) 1 çay bardağı şeker 1 çay bardağı süt 3 çay bardağı elenmiş un 1 paket kabartma tozu Kreması için: 2 su bardağı süt 1 adet yumurta 2 yemek kaşığı un 2 yemek kaşığı toz şeker 1 çay kaşığı margarin 1 paket vanilya
Tarifi:
Yapılışı: Önce oda sıcaklığında yumurta ve şekeri kar gibi olanakadar çırpın. Daha sonra un, süt ve kabartma tozunu ekleyerek pürüssüz bir hamur oluşturun. Hamuru yuvarlak borcam yada kelepçeli kalıba dökerek 170 derecede önceden ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin. Kek pişerken margarin ve vanilya hariç krema malzemesini sos tecresin yada küçük bir tencereye alın. Kaynayana kadar karıştırarak pişirin. Krema kaynayınca margarin ve vanilyayı ekleyip soğumaya bırakın. Pişen kekin soğumasını ekleyin, soğuyan keki ikiye bölün ve içlerine kremasını koyarak üstüne pudra şekeri serpin. İsterseniz benim gibi şekerlemelerle süsleyebilirsiniz.
netten alıntıdır
Yorum (1) Kalıcı Bağlantı
Antep Baklavası
24/5/2009 -Kategori: tatlılar


Malzemeler
1 kilo baklavalık un
3 tane yumurta
10 gr tuz (hamuru sağlamlaştırmak için)
2 bardak su
Yarım kilo nişasta
400 gram tereyağı veya margarin
1 kilo şeker
250 gr fıstık veya ceviz
Yemeğin Yapılışı
Geniş bir leğene unu boşaltıp yumurtaları içine kırın. Sonra tuzu ekleyip bir bardak su ilave edin. Hamuru sert bir hale gelene kadar yoğurduktan sonra üzerini ıslak ve temiz bir bezle örterek yaklaşık 20 dakika kadar dinlenmeye bırakın.
Dinlenen hamuru leğenden çıkararak 12 eşit parçaya bölün ve üzerine nişasta serpip elinizle yassı hale getirin.Mermer bir zemin veya sofra üzerinde oklava veya merdaneyle hamurları olabildiğince ince bir şekilde açın.
Hamur açılırken sürekli olarak nişasta serpin. Açtığınız yufkaları tepsiye dizmeden önce çok hafif bir şekilde tepsiyi iyice yağlayın. Sonra birer birer yufkaları tepsiye dizin.
Yufkaları tepsiye dizerken her bir defasında daha önce kısık ateşte eritmiş olduğunuz tereyağına bir fırçayı batırarak yufkanın üzerine serpin.
Hamurun yarısını tepsiye döşedikten sonra fıstık veya cevizi güzel bir şekilde tepsiye yayın. Kalan hamurları da aynı şekilde fıstıkların üzerine dizin. Bıçağın tersiyle tepsinin kenarından hamuru içeriye doğru sıkıştırın. Yine bıçak yardımıyla istediğiniz şekilde (havuç dilimi, kare, dikdörtgen vb. gibi) dilimleyin.
Eritmiş olduğunuz yağı dilimlerin üzeri kapanacak şekilde dökün. Hazırladığınız baklavayı orta hararetli bir fırında yaklaşık yarım saat pişirin. Bu süre içinde baklavanın içi pişecek ve yüzeyi de portakal rengini alacaktır.
Kadayıftaki gibi hazırladığınız şerbeti baklavayı fırından alır almaz sıcağı sıcağına ilave edin. Sonra yine soğumaya bırakın baklavanız hazırdır.
AFİYET OLSUN...
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
Dünyaya Gelis Amacımız
21/5/2009 -Kategori: dini bilgiler
Düşünen bir varlık olan insan, bu soruların cevabını kendi kendine bulmaya çalışır. Ancak kaçta kaçı bulur ve bulduğu sonuç ne kadar doğrudur bunu bilemeyiz..
Çünkü bazı soruların cevabını akıl tam olarak tek başına bulamaz..
Sebebi açıktır:
Aklın, vahyin kılavuzluğuna ihtiyacı vardır.
Ne kadar saf olursa olsun insan aklı, ilahi maksatları ve gerçekleri tek başına kavramaktan acizdir. Akıl ve nakil birleştiği zaman, birbirlerine yardımcı olur ve yol gösterir.
Ne tek başına akılla, ne de tek başına nakillerle, bu dünyayı ve yaratılış gerçeğini tam olarak anlayıp ifade etmek mümkün değil.. Nitekim sadece “dünyanın yaratılış gerçeği” üzerinde bile yüzyıllarca süren sırf akla dayalı çalışmalarla bu olay kavranamadı ve neticede nakillerin dediğine gelindi.
Bugünkü anlayışa gelebilmek için birçok felsefeci, yaratılışın bazen bir tesadüf eseri olduğuna, bazen kendi kendine gerçekleştiğine bazen de tabiatın yarattığına hükmedip, karanlıklarda ve çıkmaz yollarda dolaşıp durdular, insanlığı da boşuna yordular.
Yakın çağlarda ise en çok yaygın olan akli görüş evrimdi. Belki hala buna inananlar da vardır.
Ancak 1990’lı yıllarda bu tür görüşlerin tamamı çöpe atılarak, evrenin ve içindekilerin “İlahi bir plan ve programa göre yaratıldığı” kabul edilerek, evrenin, Kuran-ı Kerimde de belirtilen(21:30.), “BİG-BANG” gerçeği, yani “Büyük Patlama” sonucu yaratıldığı gerçeği kabul edildi. Eski felsefecilerden birçoğu da zaten buna inanıyordu.
Ancak bazı çevreler bunu daha düne kadar kabul etmiyorlar ve aklın bunu kabullenemeyeceğini söylüyorlardı.
Oysa geçen bunca zaman içinde kendilerine verilen süreyi doldurdukları halde tezlerini ispatlayamadılar.
Aksine inananları destekleyen binlerce delil ve mucizevi olay, yeni teknolojilerle varlıkların incelenmesinde ortaya çıkan sırlar, bu dünyanın bir sahibinin olduğunu gösterdi ve çoğu dinsizler de ağız değiştirerek; “biz de bir yaratıcının varlığına inanıyoruz ama onun adı konusunda tartışıyor, bunu da ilim yoluyla ispatlamaya çalışıyoruz..” şeklinde konuşmaya ve bu konudaki samimiyetsizliklerini de bu şekilde örtmeye çalıştılar.
O halde artık yapılması gereken şey bu konudaki tartışmaların gereksiz olduğunu anlayıp işte bu, bizi ve bizim için evreni yaratıp ihtiyaçlarımızla donatan, yaratıcımız olan yüce Allah’ın bizden ne istediğini anlamaya ve gereğini yerine getirmeye kalıyor.
Öteden beri gizli veya açık, belki de herkes tarafından bilinen bir başka büyük gerçek ise, bu dünyanın gelip geçici bir yer olarak yaratılığı ve hiç kimsenin burada ebediyen kalmayacağıdır.
Ancak buna rağmen yine hiç kimse, dünyanın gelip geçici olduğuna göre davranmaz ve sanki dünyanın sultanı olacakmış ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaktadır.
Ancak, bir gün hesaplarının aksine olarak aniden öbür tarafa göçüverir ve bütün plan ve programları yarım kalır, biriktirdiği malı-mülkü miras olarak başkalarına kalır.
Bu da gösteriyor ki, insanoğlu hep başkaları yani mirasçıları için çalışıp çabalamakta, kendisi için işe yarar ciddi bir şey yapamadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. O halde ne yapmak gerekiyor?
Dünya madem fanidir ve gelip geçicidir, hem madem ömür kısa ve yapılaması gereken işler fazla ve bize verilen görevlerle belirlenen hedef bellidir. O halde yapılacak şey, aklı başında olan her insanın kendisini yaratanın emirleri ve istekleri doğrultusunda davranıp işlerini ona göre düzene sıraya ve koymasıdır.
Öteden beri ifade edilen ve tamamı “üç-beş günlük” gibi, kısa olan dünya hayatımızı ve bize verilen ömrü, en kıymetli şekilde israf etmeden kullanmak, yaratılış amacımıza uygun olarak değerlendirmektir.
Bu da yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de ve sevgili Peygamberimizin berrak hayatında bize örnekleri ile gösterilmiştir.
Bu imtihan dünyasını ancak bu şekilde sağlıklı olarak yaşayabilir ve akıllıca değerlendirebiliriz.
Çünkü bir gün, hiç beklemeden, bu dünyaya geldiğimiz gibi, aniden göçüp gidecek ve bizden istenildiği halde yapmadıklarımız için kabrin öbür tarafında çok pişman olacağız.
. O halde gelin, henüz zamanımız varken, bize düşen görevleri bir ucundan
yapmaya ve Allah’ın istediği gibi yaşamaya çalışalım..
Arif aslan
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
Allahin rizasini kazananlarin mekani ''cennet''
21/5/2009 -Kategori: dini bilgiler

YALNIZCA ALLAH'IN RIZASINI ARAYANLARIN EBEDI MEKANI: CENNET
*Orada diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)
*İnsanın zevk aldığı ve isteği herşey ve daha fazlası vardır. (Kaf Suresi, 35; Zuhruf Suresi, 71; Enbiya Suresi, 102)
*Muazzam bir mülk vardır. (İnsan Suresi, 20)
*Her yanı nimetlerle donatılmıştır. (Saffat Suresi, 43; İnsan Suresi, 20)
*Ölüm tadılmaz. (Duhan Suresi, 56)
*Ebedi olarak kalınır. (Bakara Suresi, 25)
*Yorgunluk veya bıkkınlık duyulmaz. (Fatır Suresi, 35)
*Sınırsız mutluluk vardır. (Yasin Suresi, 55)
*Tam bir rahatlık vardır. (Vakıa Suresi, 89)
*Alabildiğine geniştir. (Hadid Suresi, 21)
*Hoşnut bir yaşam vardır. (Hakka Suresi, 21)
*Hüzün ve korku yoktur. (Bakara Suresi, 62; Al-i İmran Suresi, 170; Fatır Suresi, 34; Araf Suresi, 35)
*Geniş ikram görülür. (Saffat Suresi, 42)
*Kusursuz bir şekilde yeni bir yaratılışla yaratılmış, bakire, tertemiz, pürüzsüz tenli, iri gözlü ve bakışları sadece eşlerine çevrimiş huriler vardır. (Bakara Suresi, 25; Saffat Suresi, 49; Zuhruf Suresi, 70; Saffat Suresi, 48; Duhan Suresi, 54; Vakıa Suresi, 22-23, 36-37; Rahman Suresi, 56, 58, 70, 72; Nebe Suresi, 33; Vakıa Suresi, 35)
*Yüksek köşkler ve güzel meskenler vardır. (Furkan Suresi, 10, 75; Ankebut Suresi, 58; Saff Suresi, 12)
*Rahatsız edici sıcak veya soğuk yoktur. Sürekli gölgelikleri vardır. (İnsan Suresi, 13; Rad Suresi, 35; Mürselat Suresi, 41; Nisa Suresi, 57)
*İçinden ırmaklar akar. (Bakara Suresi, 25)
*Sütten ve baldan ırmaklar vardır. (Muhammed Suresi, 15)
*Yükseklerde kurulmuş döşekler, mücevherlerle işlenmiş tahtlar vardır. (Vakıa Suresi, 15, 34; Gaşiye Suresi, 13; Saffat Suresi, 44)
*Dizi dizi yastıklar, serilmiş yaygılar, çarpıcı güzellikte döşekler vardır. (Gaşiye Suresi, 15-16; Rahman Suresi, 76, Vakıa Suresi, 30)
*Bitip tükenmeyen, hesapsız bir rızık vardır. (Sad Suresi, 54; Mümin Suresi, 40)
*İçindeki nimetler eksilmez. (İnsan Suresi, 13; Vakıa Suresi, 33)
*Rahatlıkla erişilen çeşit çeşit meyveler vardır. (Vakıa Suresi, 28, 29, 32; Nebe Suresi, 32; Hakka Suresi, 23; Rahman Suresi, 68; İnsan Suresi, 14)
*Tertemiz su kaynakları vardır. (Mutaffifin Suresi, 28; Gaşiye Suresi, 12; Rahman Suresi, 50; İnsan Suresi, 6,
*Çeşit çeşit incelikler ve güzellikler vardır. (Rahman Suresi, 4
*Atlastan ağır işlemeli yastıklar vardır. (Rahman Suresi, 54)
*Tertemiz hizmetçiler vardır. (Tur Suresi, 24)
*Saçılmış inci gibi ölümsüz vildanlar vardır. (İnsan Suresi, 19)
*İçenlere sarhoşluk vermeyen bembeyaz, katıksız bir şarap vardır. (Mutaffifin Suresi, 25,26; İnsan Suresi, 5; Saffat Suresi, 46-47; Vakıa Suresi, 19; Tur Suresi, 23)
*İpekten ve ağır işlenmiş atlastan elbiseler, altın, gümüş ve inciden takılar vardır. (İnsan Suresi, 21; Hac Suresi, 23)
*Yiyecek ve içecekler altın ve gümüşten tepsi ve testilerle sunulur. (Zuhruf Suresi, 71; İnsan Suresi, 15-16)
*İçindeki yiyeceklerin tadları dünyadakilere benzemektedir. (Bakara Suresi, 25)
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
DISHMAN
1/5/2009 -Kategori: teknoloji
DISHMAN Europe Ltd, located in London, UK, is the European subsidiary of DISHMAN Pharmaceuticals and Chemicals Ltd, India.
DISHMAN is a global supplier of a diverse range of chemical products.
It is a recognised partner for the supply of cost-effective high quality chemical services and products to the global pharmaceutical and chemical industry.
With two production and R&D sites located in India, DISHMAN provides excellent services and products throughout the world from offices in Ahmedabad and Bombay (both India), London (UK), Weesp (The Netherlands), Middlesex, NJ (USA) and Tokyo (Japan).
DISHMAN offers:
Logistics
Based at headquarters in London, Dishman Europe’s dedicated Logistics Division manages the flow of products across our international supply networks in an efficient, compliant and timely manner.
Disciplines
o International storage & distribution
o Inventory management
o Customs planning & duty management
o International trade compliance
o Overseas sourcing & procurement
o Customer services
o EU regulatory compliance
Our team of professionals combine substantial experience within the pharmaceuticals and chemicals industry – and all its attendant complexities and nuances – with recognised academic and professional qualifications in the fields of Logistics & Transport, International Trade and International Business.
Professional memberships include
o Chartered Institute of Logistics & Transport
o Institute of Export (UK)
o European Logistics Association
We are fully conversant with all import and export operations and remain committed in offering our clients a complete product and service solution.

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
CANLAR KURBAN SANA YA RASULALLAH S.A.V
30/4/2009 -Kategori: kutlu dogum haftası
O'nu gördü,
şükür bu gözler,
kelimeler çekildi aradan,
kayboldu sözler,
boyun büküldü,
bakışlar düştü yere,
sağnak-sağnak ,
yaşlar döküldü kipriklerin ucundan,
geçti aradan günler,
hüzünlü gönlüm,
şimdi,
hep O'nu s.a.v. özler durur..
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ''

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
FOREX EDUCATION -FOREX TRAINING
30/4/2009 -Kategori: banka finans
Do you have what it takes to become a successful Forex Trader?Forextrading, or any trading for that matter, is an occupation that requiresexperience and the accumulation of proficiency not unlike any other highlyskilled profession. Whether you are a leading executive at a major publicallytraded company, a professional golfer or trading from your kitchen table, thereare 5 key ingredients that one must possess in order to become successful.1. Youmust be Passionate about what you do.As Forex traders we all face one unique setof circumstances that does not exist in any other profession. We get rewardedfor when we succeed and equally punished when we don’t! Could you image acorporate worker one quarter receiving a significant accomplishment bonus andthe next quarter actually getting money taken from their paycheck for missingperformance targets? Not on your life!We do as Forex traders and that is whypassion for what you do will carry you through the tough times that are part ofyour trading business. Asked yourself why you trade currencies and would youstill do it if Forex were not potentially lucrative? Your answers will be quiterevealing. You’ve got to feel your passion for trading!2. You have to ApplyYourself and work hard at it.I talk to so many people that enter into Forextrading with the aspiration of getting rich quick. Without putting the time andenergy into really getting good at trading I see them jump from strategy tostrategy looking for the goose that will lay the golden egg and eventuallyquitting while blaming everything else, except the true cause.I got news for you– you are the goose and your Forex education is the golden egg. The magic hasalways resided with the magician and not some strategy. Work hard at trading andthe rewards will eventually come your way. Remember what Tiger Woods said,“Funny, the harder I work the luckier I get.” Apply yourself as a trader and itwill be no accident when your account begins to blossom.3. You must Focus toreally get good at what you do.Now here is the hurdle most Forex tradersstruggle to get over. You have the passion and you are applying yourself to yourtrade, now focus and really get good at just at what you are doing. Be theexpert to the experts at just that one thing. Become the master of a strategy orrisk management methodologies. Really focus on getting good at it.Stop jumpingaround or getting pulled from the last “latest and greatest” into the next“latest and greatest” and focus on one aspect of Forex trading and know itinside out. Know it strengths and weakness. Set your sights on becoming experton just one aspect of trading and watch it spill over in all other aspects foryour currency trading. This is the time to fail forward fast, use every setbackas a learning opportunity that will propel you 3-steps ahead!4. You must PushYourself beyond the point everyone else might have quite.In Forex Trading thisis simple. Assume there is someone on the other side of your trade that ispushing themselves and sharpening their edge. To be successful you must you mustdo the same thing. Now is the time to examine your mental edge. Do you know thesingle most critical factor in any currency trade? It is you, the trader!Sharpening you mental edge is the most difficult aspect of trading, but also themost rewarding.Start with your Forex education and gain the self-awarenessnecessary to maximize your strengths and suppress your weaknesses. Any expertwill tell you that trading is 80% mental. It’s time to sharpen your trading tothe razor’s edge and you do this through Forex education. A constant and neverending process that will become the cornerstone of your Forex experience.5. Youmust, without wavering, be Determined and Persist to your objective.You willfail. I can state that emphatically. However, you will not be defeated unlessyou allow your failures to control your trading. It is the old adage; failure isnot falling of your horse, failure is refusing to get back on. Your successdepends on your ability to dismiss the criticism, rejection, self-doubt andpressures associated with Forex trading.Defining what is a winning trade, losingtrade and bad trade will go a long way into developing you as a successfultrader. Without the determination and persistence in all aspects of your tradinglife, obstacle will definitely appear closer and larger than they actuallyare.Take a moment and assess yourself and your trading. Do you have the keyelements to succeed? Which areas are presents development opportunities? Whenconducting a self-evaluation it is critical to be totally upfront and honestwith yourself. After all, you will only be dishonest with yourself. One of themost interesting observations you can make is that all key success factors areinterwoven. One factor supports the other. This is why your Forex education is acontinuous journey of forex strategy, money management and self-mastery. Setthese factors as your Forex education goals and take your currency trading tonew heights
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
Client Onboarding and KYC Compliance
29/4/2009 -Kategori: KYC compliance

The GoldTier product incorporates all of the functionality required to effectively:
- Manage the onboarding and maintenance of new and existing clients across a variety of teams including sales, relationship managers, operations, compliance, documentation, tax, credit and legal
- Integrate compliance controls into the client onboarding process
- Deliver Know Your Customer (KYC / AML), Customer Identification Profile (CIP), MiFID client classification, USA PATRIOT Act, and related client regulatory due diligence
- Create transparency to stakeholders throughout the client lifecycle.
'GoldTier is creating a standard to address both the tactical and strategic challenges arising from the processes of client onboarding.' HSBC
The solution empowers financial institutions to:
- Meet regulatory compliance demands: with automated due diligence processing and comprehensive client audit profiles on-demand
- Improve time to revenue: with the reduction in paperwork and tightening of account opening cycle times
- Control costs: with the automation of manual tasks, elimination of expensive repeat tasks, and real-time management dashboards
- Enhance the client experience: with the minimization of touch points and repeat requests to your clients.
Each onboarding activity is tied back into a common onboarding framework, meaning client knowledge can be leveraged across all activities. GoldTier enables financial institutions to set policies, adopt regulations and then implement and enforce them throughout these activities.
To receive a complimentary copy of the GoldTier KYC and Client Onboarding Solution brochure with key client commentary please select Contact Us from the menu on the right.



