ÇİÇEK VE ÇOCUKLA İLGİLİ HİKAYELER



Çiçek Koparmak Yasaktır

Küçük bir kız, çiçek toplamak amacıyla bir parka gelir. Ama çiçekleri koparmak yasakmış. Parkın bekçisi de asık yüzlü bir köpekmiş.

Küçük kız yandaki tepecikte bir taş görür ve almak için ona uzanır.
Köpeği korkutmak için taşı fırlatır. Köpek, kaçmak şöyle dursun, daha öfkeli kıza bakar.

Küçük kız tepecikte gördüğü bir sopayı alır. Elindeki sopayla köpeği ürkütmeyi, kaçırtmayı dener. Ne ki köpek korku nedir bilmez.

Küçük kız, bu bekçi köpeğinden taşla, sopayla kurtulamayacağını anlamıştır. Çiçek toplayabilmek için başka bir yöntem bulmalıdır.

Kız tekrar parka döner. Niyeti, bu işi iyilik ve sevgiyle başarmaktır.

Güler yüzle köpeğe doğru eğilir. Köpek, yarı kızgın, yarı şaşkın ona bakar.

Küçük kız arkasına sakladığı kemiği köpeğe uzatır. Bekçi köpeği ne yapacağını şaşırır. Kızarır bozarır ve …

Kemiği ağzına atar. O kemiği esenlikle kemirirken küçük kız da çiçekleri koparmaya başlar.

O da ne? Köpek, çiçeklerinin toplanmakta olduğunu görür.

Küçük kıza doğru koşar.

Köpek çiçeklerin yanına vardığında iş işten geçmiştir. Bir kutu sargı beziyle kopartılmış çiçekleri birer birer köklerine birleştirir. Doğadaki güzellikleri koruyabilmek için, ekili çiçeklerin kopartılmaması gerektiğine inanmaktadır.

Kopan çiçeklerin yaşamı kısadır. Bunu anlamıştır . küçük kız. Ekili çiçeklere bir daha zarar vermemeye karar verir. Böylece yeni iki dost çiçeklerden uzaklaşırlar.
ALINTI


KÜÇÜK KIZ VE ÇİÇEK

Ormanların arasında güzelmi,güzel yeşilören adında bir köy varmış.Bu güzel köyde Menekşe adıda küçük bir kız yaşarmış.Küçük kız ormanda gezmeyi,kuşların sesleriyle dans etmeyi çok severmiş.
Küçük kız her zaman ki gibi ormana gider.yine kuş sesleriyle dans ederken,yakınlardan bir ağlama sesi gelir.Sağına bakar,soluna bakar sesin nereden geldiğini anlamaya çalışır.Fakat sesin nerden geldiğini anlıyamaz.tekrar kuşlarla şarkı söyleyerek ormanı gezen küçük kız,ağlama sesini tekrar duyar.Bu sefer ses çok yakınlardan gelmektedir.küçük kız ilerledikçe ağlama sesleri yakınlaşır.Ağlama sesleri mağradan gelir.küçük kız şaşkın bakışlarla, mağraya girer.Birde ne görsün küçük bir çiçek ağlıyor.Küçük kız çiçeğe sorar. -neden ağlıyorsun?
Çiçek:
-Benim gövdem su görmüyor,yapraklarım Güneş görmüyor, ben burda çok mutsuzum..Küçük kız çiçeği alır eve götürür, saksıya diker.camın önüne koyar.Çiçeğe çok iyi bakmıştır.Küçük kız çiçeğe sorar.
Küçük kız:
-Burda mutlumusun?Çiçek:evet gövdem su görüyor,yapraklarım güneş görüyor.Ben burda çok mutluyum....Aradan yıllar geçiyor.Küçük kız evleniyor.Fakat küçük kız çok mutsuzdur.Çünkü evliliğinin bir yılı doldurmuş olmasına rağmen bebeği olmuyor.Birgün yine ağlarken,yanına bir iyilik perisi geliyor.Eline bir avuç şeker veriyor.Bu şekeri küçük çiçeğe serp diyor.Küçük kız şekeri çiçeğe serpiyor.Küçük çiçek nur topu gibi bir kız çocuğu oluyor.Küçük kız çok mutlu oluyor.Artık oda bir annedir.
YAZAN MENEKŞE KALAYCI

Yorum Yaz